16 Şubat 2010 Salı

Kaçış

Kendi hayatları üzerine düşünen kaç kişi kaldı? Evet, belki düşündüğünüzü sanıyorsunuz ama yok! Eve gelip televizyona takılıp, içki içip, uyuşturucu kullanıp sızana kadar yoruyoruz kendimizi.

Peki sorunlar ne oluyor? Veya yön vermeye çalıştığımız hayatımız hakkındaki düşünceler? Film ve dizilerdekiler mi karar veriyorlar? Aslında evet, kolaya kaçıp onlar gibi davranmaya çalışıyoruz. Elimizdekileri kaybettiğimizde bile üzülmüyoruz. Çünkü dizilerde bizden kötü durumda olan karakterler her zaman bulabilir ve kendinizi mutlu hissedebilirsiniz.

Günümüzde, sevmediği işten geldikten sonra zamanını dizi, maç seyredip, iddia kuponu yapıp hayatından memnun olarak yaşayan birçok insan tanımıyor musunuz? Veya siz öyle değil misiniz?O zaman işte, birşeylerden kaçılıyor demektir.

En büyük sorun da insanın kendinden kaçmasıdır bence.

2 yorum:

Korhan Kalkanel dedi ki...

İnsanın kendisinden kaçarken hayalindeki birisini (görmek istediği yerdeki kendisi) yakalama çabası ne tuaf ne ironik ne matrix değil mi?

Beynin bu koşullarda ve şekilde çalışıyor olması bedene olan ihtiyacı azaltması çok ayrı bir süreç. Bundan seneler sonra evrimimizi tamamlayıp salt bilinç olarak enerji formuna mı erişeceğiz yoksa maymunların ilköğretiminde nesli tükenen son medeniyet olarak mı anılacağız?

Ömür İsfendiyaroğlu Balkanlı dedi ki...

Bazen kaçmak ister insan... Gün içindeki tüm dertleri, tasaları, hesaplaşmaları bırakmak ister oldukları yere.

O yüzden bu kadar entellektüel olmak isterken, bir yandan da EZEL izleyişimiz.

Bazen bir dizi, bir film, bir şiir kaçıştır bizim için.

Ama en vahimi ise insanın kendisinden kaçmak istemesidir. Kendinden kaçmak isterken insan hiçbir şey anlamadan kendini bütünüyle kaybedebilir.